Archive for February, 2010

İşte Bu Bizim Hikayemiz

Posted 26 Feb 2010 — by Yaprak Özer
Category İletişim

ERA Research 2009 yılının en iyilerini belirledi. 2009 yılının en iyi yarışma programı “Var Mısın Yok Musun?”; “En iyi erkek dizi oyuncusu” Kıvanç Tatlıtuğ; “En iyi kadın dizi oyuncusu” Beren Saat; “En iyi TV sunucusu” Acun Ilıcalı; “En iyi gazeteci” Uğur Dündar; “En iyi yazar” Orhan Pamuk oldu.

ERA Research & Consultancy Türkiye genelinde yaptığı araştırmayla Türk halkının beğenilerini ve tercihlerini ortaya çıkardı. Sonuçların kimi şaşırtıcı, kimi eğlenceli, kimi ise düşündürücü. Araştırmaya göre, geçtiğimiz yıla damga vuran yarışma programları, dizi oyuncuları, TV sunucuları, gazetecileri ve yazarları şu şekilde sıralandı…

2009′un En İyi Yarışma Programı: Var Mısın Yok Musun

Acun Ilıcalı’nın ekrana taşıdığı yarışma programı büyük ilgi çekti. Program hem total hem de AB’de izlenme rekorları kırdı. ERA’nın araştırmasına katılanların yüzde 37,7’si Var Mısın Yok Musun’u en iyi yarışma programı seçti. Bu oranın kentli izleyicilerde daha da yüksek olması dikkat çekiciydi. Var Mısın Yok Musun’un ardından ikinci sırada yine Acun Ilıcalı imzalı bir yarışma olan Yetenek Sizsiniz yer aldı. Çarkıfelek, Wipe Out ve Yemekteyiz gibi iddialı ve ses getiren yarışmalar ise daha gerilerden Ilıcalı’nın başarısını izledi.

2009′un En İyi Erkek Dizi Oyuncusu: Kıvanç Tatlıtuğ

Tatlıtuğ’u Dünya’nın en iyi mankeni yarışmasının galibi olarak tanıdık. Derken televizyona geçti, Gümüş dizisiyle yıldızı parladı. Menekşe ile Halil’de Halil karakterini oynadı. Ardından ise tüm Türkiye’nin gündemine oturan Aşk-ı Memnu dizisindeki Behlül karakteri geldi. Dizideki karmaşık ilişkiler yumağı yıl boyu dillerden düşmezken, Bihter ile Behlül’ün aşkı yılın belki de en çok konuşulan konularından biriydi…

Bu yıl özellikle lise ve üniversitelerde dağıtılan en iyi erkek oyuncu ödülüne ambargo koyan Tatlıtuğ, ERA’nın araştırmasında da Kenan İmirzalıoğlu ve Necati Şaşmaz’ı geride bırakarak birinci oldu. Tatlıtuğ’un özellikle kadınlar ve 18-24 yaş arası gençlerden oy alması da tabii ki sürpriz değildi. Kenan İmirzalıoğlu 18-44 yaş aralığından oy alırken, Necati Şaşmaz ise erkeklerin favorisi oldu.

2009′un En İyi Kadın Dizi Oyuncusu: Beren Saat

Aşk-ı Memnu dizisi sayesinde Beren Saat Türkiye’nin en çok konuşulan kadınlarından biri haline geldi. Sevişme sahneleri, “arada yastık var mı yok mu” tartışmaları, ikiliyi gündemden hiç düşürmedi.

Oyunculuğuyla da konuşulmayı ve sevilen dizilerin aranan ismi haline gelmeyi hak etti güzel yıldız. Hatırla Sevgili’deki Yasemin karakteri… Aşka Sürgün’deki Zilan karakteri… Güz Sancısı ile adım attığı, Gecenin Kanatları ile devam eden sinema kariyeri… Bütün bunlar Saat’i adım adım zirveye taşıyan basamaklar oldu. Aşk-ı Memnu ise elbette hepsini geride bıraktı.

Altın Kelebek 2008-2009 En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nün sahibi olan Beren Saat, ERA’nın araştırmasında da katılımcıların yüzde 14,1′inin oylarını alarak en iyi kadın dizi oyuncusu seçildi. Özellikle kadınların oylarıyla bu unvana hak kazanırken, Cansu Dere, Özgü Namal ve Nebahat Çehre gibi isimleri de geride bırakmayı başardı.

2009′un En İyi TV Sunucusu: Acun Ilıcalı

Televizyonda yayınlanan 10 projeden ortalama biri tutar. Yani 10 projeden birinde başarılı olan insan televizyon dünyasında başarılı sayılır. Peki ya yaptığınız her program rating rekorları kırıyorsa? Ülkede gündem oluşturuyor, günlerce konuşuluyorsa?

İşte ona Acun Ilıcalı deniyor O, televizyonun dahi çocuğu. 10 yıldır imza attığı tüm programlar zirveye oynuyor. Fear Factor, Survivor, Var Mısın Yok Musun ve ekranların yeni bombası Yetenek Sizsiniz Türkiye…

Çok çalışıyor, hiç durmadan üretiyor. ERA’nın araştırmasına katılanların yüzde 19′unun oyunu alan Ilıcalı’yı Türk televizyon tarihinin en renkli şovmenlerinden biri olan Mehmet Ali Erbil izlerken, haber bültenlerinin üç ağır topu, Uğur Dündar, Ali Kırca ve Mehmet Ali Birand onları geriden takip ediyor. Bu arada sadece kadınların oy vermesi durumunda Müge Anlı’nın en iyi sunucu seçileceğini de belirtmek gerekiyor.

2009′un En İyi Gazetecisi: Uğur Dündar

Türkiye’ye araştırmacı televizyon gazeteciliğini getiren isim o. Habercilikte bir marka. Arena programı klasikler arasında. Ancak çok daha önemli bir özelliği daha var. O, Türkiye’nin en güvenilir ismi. Yapılan araştırmalarda hep en güvenilir isim çıkıyor. Üstelik sadece televizyoncular arasında değil, Türkiye genelinde.

40 yılı aşkın süredir habercilik yapan, rol aldığı birkaç filmde bile gazeteci rolünde boy gösteren Dündar bugüne kadar 2 bini aşkın ödül aldı.

ERA’nın araştırmasına katılanlar da Dündar’ı yılın en iyi gazetecisi seçerek ödül koleksiyonuna bir yenisini ekledi. Dündar yüzde 7,1 oy alırken, onu Emin Çölaşan, Fehmi Koru ve Mehmet Ali Birand takip etti.

2009′un En İyi Yazarı: Orhan Pamuk

Orhan Pamuk 2006 yılında Nobel Ödülünü kazanarak bu ödülü alan en genç iki kişiden biri oldu. Kitapları 58 dile çevrildi ve 100′ü aşkın ülkede yayımlandı. 2005 yılında Prospect dergisi tarafından dünyanın 100 entelektüeli arasında gösterilirken, 2006 yılında ise TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçildi.

Türkiye’de ise tartışmalı konularda yaptığı sivri çıkışlarla gündeme geldi daha çok. Bununla birlikte ERA’nın araştırmasında Orhan Pamuk yüzde 2,3′le yılın en iyi yazarı seçildi.

Aslında bunun açıklaması, araştırmada “Bilmiyorum/Aklıma gelmiyor” seçeneğini işaretleyenlerin oranında gizli: Yüzde 82,5. Anlaşılan, Orhan Pamuk’un, Türk halkının en sevdiği yazar seçilmesinin sırrı yazar dendiğinde aklına gelen birkaç isimden biri olması. Diğer isimler ise Elif Şafak, Ayşe Kulin, Turgut Özakman.

Aslında işsizlik de yok

Posted 17 Feb 2010 — by Yaprak Özer
Category İletişim

Bu kadar çok iş arayan varken neden istediğiniz elemanı bulamıyorsunuz, düşündünüz mü?
Adına ekonomik kriz denen bu sürecin 7′den 70′e aslında akıl krizi olduğuna inanıyorum.

Üniversitelerin kariyer bürolarına bir dizi eleman ilanı astık. Hemen her gün bir CV düşüyor havuzumuza. Sanıyorsunuz ki, Türk genci çalışmak istiyor. Ne yalan. CV gönderen arkadaşları zar zor buluyoruz, ite kaka onlara görüşme için randevu veriyoruz. Randevuya 10 taneden ikisi geliyor. Gelenler de işe yaramıyor.

Sizce hata nerede?

Bu genç arkadaşların hayalleri nerede, hırsları nereye kaçmış, merakları hangi deliğe saklanmış, ihtiyaçlarına ne olmuş, endişeleri nereye kaybolmuş?…

Üzülmemek elde değil, üniversitenin ilk yılında lise heyecanıyla okula giden gençler, ikinci yıl kayıp, üçüncü yıl “ya ne oluyor acaba” tadında, dördüncü yıl “ne yapacağım ben nasıl iş bulacağım” sendromuyla hayata adım atıyorlar. İş dünyasının kollarını açmış onları beklediğini sanıyorlar.

Sevgili genç arkadaşlarım, bu ülkede bir başbakan bir de cumhurbaşkanı, iki elin parmakları kadar da bakanlar var. Onların çocuklarına bakıp bütün dünyanın iş yapmak için gençleri beklediğini sanabilirsiniz, yanılıyorsunuz, onların babaları VIP olduğu sürece iş yapacak, para kazanacak, servet sahibi olacaklar. Sizi bekleyen yok!

Nasıl olsa iş yok diyerek tembelliği kendinize kalkan edinmeyin sakın. Doğru, iş dünyasında geleneksel işler ve iş anlayışları giderek daralıyor ancak, vizyonu açık işlerin hem önü açık hem sayıları kabarık. Geleceğe güvenle bakmak için biraz kıpırdamak gerek. Bir tutam merak, iki diş sabır, bolca çalışmak… Ne dersiniz yapabilir misiniz? Ben size inanıyorum siz de kendinize inanın!

Gençlik İstihdamı

Posted 15 Feb 2010 — by Yaprak Özer
Category İletişim

Dünya Bankası İnsani Kalkınma Sektörünün hazırladığı “Türkiye’nin Gelecek Nesillerine Yatırım Yapmak, Okuldan İşe Geçiş ve Türkiye’nin Kalkınması” konulu raporda, Türkiye’de genç nüfusun istihdam sürecinde yaşadığı zorluklara ve çözüm önerilerine yer verildi. İşte rapordan çarpıcı başlıklar:

  • Türkiye’nin 15 ve 24 yaş arası olarak tanımlanan genç nüfusunun sadece yaklaşık yüzde 30’u istihdam ediliyor.
  • Gençlerin yaklaşık yüzde 40’ı “ne okula gidiyor ne de çalışıyor”.
  • Türkiye’de 2002-2006 yılları orasında GSYİH yıllık yüzde 7,5 oranında büyürken, istihdam artışının yıllık ortalama yüzde 1,1 düzeyinde kaldı.
  • Dünya Bankası tarafından gerçekleştirilen simülasyonlara göre 30 yaş altı çalışanların sosyal güvenlik primlerinin işveren paylarında 7 puanlık bir azaltma ilave 70 bin kayıtlı yeni iş yaratacaktır. Bu rakam bu yaş grubu için kayıtlı istihdamda yüzde 2’lik bir artış anlamına gelmektedir. Read More