Archive for the ‘Milliyet İK 2008’ Category

Kurtardı ama kurtulamadı

Posted 29 Oct 2008 — by Yaprak Özer
Category Milliyet İK 2008

Anayasa Mahkemesi AKP kapatma davasında aldığı kararın gerekçesini açıkladı. Bildiğiniz gibi, AKP, ağırlıklı olarak kadınlar ile AB konusundaki çalışmalarıyla kapatılmamış. Bu iki konu başlığının altını dolduran karar ve eylemlere AKP’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 seçimleri itibariyle baktım. Pek hamarat geçirilmiş bir dönem. AB için Allah kerim, ben kadın karnesini seçip pozitif ayrımcılık yapayım dedim. Bakalım gerekçeli karara bir gerekçe üretebilecek misiniz?..

2002’de:

  • Kadın İşsizlik Oranı: Yüzde 9,4
  • Tarım dışı İşsizlik Oranı: Yüzde 19,8
  • İşgücüne katılma oranı: Yüzde 27,9

2008 (Temmuz):

  • Kadın İşsizlik Oranı: Yüzde 10,3
  • Tarım dışı İşsizlik Oranı: Yüzde 18,4
  • İşgücüne katılma oranı: Yüzde 27,2

Temmuz 2008 işgücü istatistiklerine göre:

  • İstihdam edilenlerin yalnızca yüzde 27,3’ü kadın.
  • Kadınlarda işgücüne katılma oranı yüzde 27.2
  • Lise altı erkeklerin işgücüne katılma oranı yüzde 72.3, kadınlarda yüzde 23.7
  • Lise ve üstü erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 76.3, kadınlarda yüzde 33.8
  • Yükseköğretimde erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 84.1, kadınlarda yüzde 70.4
  • İşgücüne dahil olmayan kadın sayısı 18 milyon 409 bin, bunun 11 milyon 896 bini ev kadını. İşgücündeyken evlilik gerekçesiyle işten ayrılanların oranı yüzde 11,2. Evlendikten sonra işinden ayrılan erkek tanımıyorum. Siz?

Kadın istihdamı dışında kadınla ilgili dikkat çeken diğer başlıklara girecek olursak; geçtiğimiz haftalarda Adalet Bakanlığı’nda düzenlenen bir toplantıda evlilik yaşının 14’e düşürülmesi tartışıldı. Komisyonda görüşülen öneriler arasında tecavüze uğrayan kişinin “ortada kalmaması” için eski yasaya dönülmesi, mağdurla evlenmesi halinde tecavüzcünün cezasının indirilmesi; Rızası ile bile olsa, 15 yaş altındaki çocuklar ile ilişkiye girenlerin cezalandırlmasını öngören hükümde yaş sınırının 14’e çekilmesi; Eşe tecavüze verilen 7 yıla kadar hapis cezasının 1- 6 yıl arasına çekilmesi… Diyeceksiniz ki ne olmuş… Yasalara rağmen, özellikle kırsal bölgelerde, ergenlik çağındaki kız çocukları evlendiriliyor. Türkiye ekonomik büyüklükte ilk 20’de, kadın-erkek eşitliğinde 112’nci.

Ege Üniversitesi’nce Türkiye’nin doğu ve güneydoğusundaki çeşitli kentlerde yapılan bir araştırma; kadınların yüzde 45,7’sine kocalarının seçiminde danışılmadığını ve yüzde 50,8’inin rızaları olmadan evlendirildiğini ortaya koyuyor.

Kamuoyunda ‘İstihdam Paketi’ olarak bilinen ve Mecliste kabul edilen İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun da kadınlar açısından iç açıcı değildi. Bu kanun önceki kanunda bulunan 150’den fazla kadın işçi çalıştıran işyerlerinde kreş açma ve iş yeri doktoru ve emzirme odası kurma zorunluluğu da kaldırıyor.

Meclis’te kadın milletvekili oranı yüzde 9,1. Belediye başkanlıklarında ise sadece yüzde 0,56. BM’ye göre, kadın milletvekili sayısında kritik eşik yüzde 33.

Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Camii imamının “… karılarınızı çalıştırmayın, çalıştırırsanız günaha girersiniz. …Çalışan kadın işyerinde nefsine hakim olamaz” demesinin üzerinden 11 ay geçti.

Yazar Latife Tekin’in Karabük’te konferansta eleştirel konuştu diye mikrofonunun kapatılmasının üzerinden 6 ay geçti.

Kadın haklarına ilişkin, kocan dövüyorsa sen de vur cinsinden acınası fetvanın üzerinden ancak bir hafta 10 gün geçti.

On dört yaşında bir kıza cinsel istismarla tutuklanan birinin “kızın ruh ve beden sağlığı bozulmadı” raporunun ardından serbest bırakılmasının üzerinden henüz birkaç gün geçti.

Bir çift sözüm var meslektaşlarıma. Dövme üzerine yaptıkları ilkel magazin haber ve programları kınıyorum. Gazetecilik önüne gelen bıyıklıya “karını dövdün mü?” diye sormak, onun “tabii döveceksin” diye sırıtan yanıtını vermek değildir. İletişimci olmak sorumluluk ister.

Siyasetçi değilim, siyaset yapmam. Ama insanım ve kadınım, benim üzerimden alınan kararları düşünürüm, düşündürürüm.

AB konusunda ilerleme raporu bu hafta açıklanacak. Türkiye’nin AB karnesini oradan da takip edebilirsiniz. Bakalım sağlam bir gerekçe görebilecek misiniz.

Kriz’in K’sı, İK’nın İ’sine karşı

Posted 15 Oct 2008 — by Yaprak Özer
Category Milliyet İK 2008

“Kriz Türkiye’yi etkilemeyecek çünkü 2001 krizinden idmanlı, deneyimliyiz, bize bir şey olmaz.” Yapılan açıklamaların anafikri bu! Yangına körükle gitmek istemem ama Kriz K’sı çıkınca İK’nın İ’si aklıma geliyor. Ben çok da istememe karşın İK’da deneyimli bir Türkiye’de yaşadığını düşünmeyenlerdenim.

Kulağıma her gün farklı dedikodular, değişik kokular geliyor. Kimi şirket danışman arıyor, işe giriş yerine işten çıkış testlerinin peşinde. Çoğu alımlar zaten durdu. Bazısı çoktan yaradana sığındı.

Gazeteler toto sayfası gibi. Her gün bir Amerikan ya da Avrupa bankasının ne kadar paraya kurtarıldığını okuyoruz. Ben de size bulabildiğim kadarıyla kimin kaç kişiyi işten çıkardığını yazayım. Resmin bütününü görmek iyi olur.

Lehman Brothers’ın iflası 25 bin kişiyi işsiz bıraktı. CitiGroup 4 bin 200 kişiyi, Bank of America 3 bin kişiyi, Morgan Stanley 900 kişiyi… Mortgage firması Countrywide 11 bin kişiyi işten çıkardı. National City Corp. 2007 ortalarından bu yana 3 bin 400 kişiyi işten çıkarttı. Capital One Financial 3 bin 900 kişinin işine son verdi. First Magnus iflas etti 6 bin çalışan işsiz. First American Corp. bin 300 kişinin işine son verdi.

HSBC subprime mortgage bölümünü kapadı, dünya çapında bin 100 çalışanının işine son vereceğini açıkladı. İsviçreli UBS 1500 kişiyi işten çıkardı. HP, 3 yılda 24 bin 600 kişinin işine son verecek. BMW yıl sonuna kadar 5 bin 600 çalışanını çıkaracak. PepsiCo 3 bin 300 çalışanıyla yollarını ayıracak. Siemens de bir süre önce 16 bin 750 kişiyi çıkaracağını duyurmuştu.

“Acı patlıcanı kırağı çalmaz” açıklamalarını bir kenara bırakıp 2001’de ne olduğunu anımsayalım. 2000’de 79 olan banka sayısı, 2001’de 55’e indi. 41 bin 69 kişi işsiz kaldı, 681 şube kapandı. Tahminlere göre 2001 krizi 357 bin kişiyi işsiz bıraktı. Bugünkü krizde bankaların bu kadar çok kişiyi çıkaracağını sanmıyorum. Ama her mahalleye açtıkları şube sayısında tasarruffa gideceklerini öngörmek mümkün.

2001 sonrasında sanayi işçi çıkardı, yatırımları erteledi, az adam çok işle verimliliği artırdı. Büyüdü ama istihdam yaratmadı: 2002-2006 yılları arasında ekonomi ortalama yıllık yüzde 7,3 büyüdü, tarım dışı istihdam yüzde 3,9 arttı. 2007’de ekonomi yüzde 4,5; tarım dışı istihdam yüzde 2,3 arttı. 2008’e umut kalmadı. Reel sektörde dökülme beklemeyen yok. Onlar da, “Biz zaten batığız ikinci kez nasıl batarız” diye soruyor.

Yeni iş yaratamadık. Ekonomi politikaları büyük ölçekli işleri ve nepotizmi destekledi. Türkiye güzel günlerinde istihdam paketi gibi ekonominin önünü tıkayan temel sorunları çözmüş olsaydı, bugün daha umutlu olmaya hakkımız olabilirdi.

Türkiye 2008 – BM İnsani Gelişme Raporu’na göre, Türkiye, genç işsiz oranında 177 ülke  arasında 10’uncu, eğitim endeksinde ise 104’üncü sırada bulunuyor.

Sektörel bazda rakamlara baktığımızda durum şöyle (2007 Ekim):

Sanayi sektöründe toplam çalışan

2001: 3,810,000

2007: 4,602,000

İnşaat sektöründe çalışan sayısı

2001: 1,110,000

2007: 1,419,000

Hizmetler sektöründe çalışan sayısı

2001: 8,551,000

2007: 10,843,000

2001’den ders aldık diyenlere soruyorum:

Esnek/dönemsel/part-time çalışma konusunda ne yaptık?

İşgücü maliyetlerini düşürmekten söz ettik, kalem oynattık mı? Bir kişinin istihdam maliyeti ortalama 269 bin YTL, teknoloji-yoğun nitelikteki yatırımlarda kişi başı 1 milyon 500 bin YTL’ye ulaşıyor…

Kadın işgücünü teşvik etmek için kılımızı kıpırdattık mı? Tekno kentler kurduk, buraya küçük işletmeleri alabildik mi? AB fonları diye yırtındık, yararlanabileceklerin yaklaşmasına izin verdik mi?

Peki yeni iş nasıl yaratılacak?

2000 Yılı: İşsizlik: % 6,5; İşsiz: 1,497,000; 15-24 yaş işsizlik: % 13,1; Yüksekokul mezunlarında işsizlik: % 7

2008 (Temmuz): İşsizlik: % 9,4; İşsiz: 2 milyon 353 bin; 15-24 yaş işsizlik: % 18,3; Yüksekokul mezunlarında işsizlik: % 11,4

İşte biz bu karneyle küresel krize yakalandık. Gelin artık yapısal reformları yapalım. Her kriz bizi geriye atıyor. Her krizde canımız daha fazla yanıyor.

Başkan’ın bütün adamları

Posted 01 Oct 2008 — by Yaprak Özer
Category Milliyet İK 2008

Demokrat Obama ile Cumhuriyetçi McCaine’in 4 Kasım seçimi öncesi verdikleri mücadele kıran kırana. Hemen her konuda mercek altındalar. Benim ilgimi İK çekiyor. Seçim İK’ya damgasını vurdu. İlk kadın ile ilk siyah başkan adayı… Derken yeni doğmuş bebeğiyle kürsüye çıkan başkan yardımcı adayı! Eğlenceli, renkli…

Bir de bize bakın! Kadın yok, renk hiç yok. Espriden eser yok! Korku var, öfke çok… Herkes birbirinin karbon kopyası. Tek fark parti tabelalarındaki isimler.

Amerikan seçimlerine İK tarafından bakılır mı diye düşündüm. Ortaya aşağıdaki gibi bir tablo çıktı. Zahmet edip  isimleri ezberlemeye kalkmayın sakın. Satır arasını okumanız yeterli. Kıssadan hisse çıkarmak serbest.

Obama, 2 yıl Los Angeles, Occidental College’a devam etti sonra Columbia Üniversitesi Siyasal Bilimler bölümünden mezun oldu. Harvard Hukuk Fakültesi’nde lisansüstü çalıştı. Aralarında özel ve kamu kuruluşlarının bulunduğu iş ortamlarında deneyime sahip. Sihirli kelimesi “değişim”. Kampanya boyunca gündeminde, enerji bağımlılığı, Irak Savaşı ve sağlık sistemi vardı. Nükleer silahlar, Pakistan, İran gibi konularda da görüşlerini sıklıkla bildirdi. Obama’yı bir orkestra yönetiyor. Ekibinde dikkat çekenler:

Stratejist – Gazeteci David Axeldorf: Değişime dair verdiği mesajları şekillendiren kişi. Kıdemli siyaset  Danışmanı – Anita Dunn: Mesajları siyasi uygulamayla  buluşturan kişi. Her şeyi – Reggie Love: Diyetine kadar  kadar her şeyden sorumlu. Aynı zamanda basketbol partneri. Siyasi Direktörü – Heather Higginbottom ülke içi gündemini şekillendirmekten sorumlu. Kampanya Finansmanı – Penny Pritzker: Hyatt oteller zinciri varisi. Bağış kraliçesi. Valerie Jarrett: Obama’nın beyninin yarısı diye  tanımlanıyor.

Ekonomi takımı: Paul Volcker (81) Princeton’da profesör. ABD Merkez Bankası eski Başkanı. William Donaldson (77), Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Laura D’Andrea Tyson (61), Clinton’ın Ekonomik Danışmanlar Konseyi eski Başkanı. Berkeley’de ekonomi profesörü. Morgan Stanley ve AT&T’nin yönetim kurulunda. Robert Rubin (69), Maliye eski Bakanı. Goldman Sachs’ın yönetim kurulu eski başkanı. Citigroup’a danışmanlık yapıyor. Lawrence Summers (53), Maliye Bakanlığı yaptı. Harvard Üniversitesi rektörüyken kadınların bilim alanındaki yetkinliklerini sorguladığı için şimşekleri üzerine çekti. Harvard’da ekonomi ve siyasal bilimler dersleri veriyor.

McCain Deniz Kuvvetleri Akademisi mezunu. Vietnam’da savaşmış, esir düşmüş. 1982’den beri siyasette. McCain daha çok ekonomi ve vergiler konusunda yapacaklarını anlattı. Dünyanın Saddamsız daha iyi olacağına, Irak’ta demokrasinin yeşereceğine inanıyor.

Ekibi kalabalık ve kuvvetli. Dış politikanın başında, Irak’ı Saddam’dan kurtarmaya ve “ülkeye özgürlük getirmeye” yeminli Randy Scheunemann var. Ulusal güvenlik eski kuşak ağır toplardan oluşuyor: Henry Kissenger, Richard Armitage, Colin Powell ve Brent Scowcroft… William Kristol ve Robert Kagan da McCain’e danışmanlık yapan muhafazakar grubun önde gelen isimlerinden.

Diğer isimler arasında Ford şirketinin uluslararası yönetiminin başkan yardımcısı Stephen E. Beigun, baba oğul  Bushlara danışmanlık yapmış Richard S. Williamson, Brooking Enstitüsü’nün kıdemli üyesi Peter W. Rodman bulunuyor. Ekonomi takımı Obama’nınkinden daha genç. Douglas Holtz-Eakin (50), Kongre bütçesini yönetti. Meg Whitman (52), eBay’in eski CEO’su. McCain, “tanıdığım en akıllı 3 kişiden biri” diye nitelendiriyor. John Taylor (61), Stanford ekonomi profesörü. Hazine dış ilişkiler müsteşarıydı. Carly Fiorina: (54) HP-Compaq birleşmesini yönetti. 2005 yılında koltuğunu terketmek zorunda kaldı.

Onların İK’sı işte böyle. Dileyen bizimkine de baksın. Ben geçmiş seçimlerde de Mart 2009’daki yerel seçimlerde de siyasetteki liderlerin İK’larına baktım. Bir şey göremedim. Ekip ruhu yerine çıkar ruhu, uzmanlık yerine genel geçer bilgiler, gelecek yerine geçmiş, plan yerine kaos vardı

Mazotu 1 YTL’ye, elektriği bedavaya verene, ÖSS’yi kaldırana kimse hesap sormadı. Kadrolar ve bilgi yerine lider yarıştı. İK dün de yoktu bugün de yok.