Posts Tagged ‘Birleşmiş Milletler’

Sosyal Özür: teknoloji özür dilemeyi kolaylaştırdı

Posted 16 Mar 2010 — by Yaprak Özer
Category Sosyal Medya, İletişim

Sosyal mecra hayatımızı değiştirdi. Teknoloji sayesinde her şeyi anında duyuyor çok kısa zaman içinde dünyanın diğer köşesinde olup bitenden haberdar oluyoruz.

Geçtiğimiz hafta NATO güçlerinin Afganistan’ın Uruzgan vilayetinde bir ana yola çıkan üç minibüsü vurması sonucu, 33 kişi öldü, 12 kişi de yaralandı. NATO, bölgedeki savaş uçaklarının içinde isyancıların bulunduğunu sandıkları bir grup araca ateş açtıklarını, ancak daha sonra araçlarda kadın ve çocukların olduğunun fark edilmesi üzerine ateşi kestiklerini açıkladı.

Aslına bakacak olursanız, sivil kayıpların yaşandığı ilk operasyon değil, büyük olasılıkla son operasyon da olmayacak. Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre geçtiğimiz yıl Afganistan’da çatışmalarda  2 bin 400 sivil yaşamını yitirdi.

Nato daha önce özür dilememişti. Örneğin Taliban’a yönelik geniş çaplı operasyonun ikinci gününde de iki NATO roketi bir eve isabet etti 12 sivili hayatını kaybetti. Yine 2009 yılının Eylül ayında Afganistan’ın kuzeyinde bulunan Kunduz Vilayeti’nde NATO uçakları Taliban militanlarının kaçırdığı 2 yakıt tankeri hedef aldı 40 sivil öldü.

NATO son yıllarda iletişim devrimi yaşıyor. iletişim araçlarını yaygın, etkin ve sinerji içinde kullanıyor.  NATO kendi sitesini bir yayın organı gibi kullanıyor, The NewsMarket adlı uluslararası dijital haber ajansı üzerinden dünyanın her tarafına videolu haberler yayıyor, facebook, twitter, youtube kullandığı araçlardan bazıları.

Geçtiğimiz hafta 33 kişinin öldüğü 12 kişinin yaralandığı olayın iletişimi bakın nasıl yapıldı; Nato komutanı General Stanley McChrystal, yaşanan son olayla ilgili Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai’den özür diledi. NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen 22 Şubat’ta NATO resmi sitesinde yaptığı açıklamada Karzai’ye derin üzüntülerini ilettiğini, sivil kayıpları minimuma indirebilmek için ellerinde geleni yaptıklarını belirtti. Bunların hemen ardından NATO, ISAF Komutan yardımcısı Korgeneral Nick Parker’ın özür videosunu yayınladı. Video TheNewsMarket.Com sitesi üzerinden dünyanın dört bir yanındaki medya kuruluşuna ulaştı. 1 dakika 19 saniyelik videoda Parker, yaşananların çok zor olaylar olduğunu, böyle operasyonlarda personelin anlık kararlar vermek zorunda kaldığını ve trajik olayların yaşanabileceğini söylüyor. Konunun soruşturulduğunu ifade eden Parker konuşmasının sonunda ISAF adına Afgan halkından özür diliyor.

Teknoloji sayesinde özür dilemek kolaylaştı. Keşke özür dilemek zorunda kalmasak!

Ekonomik Şiddet: kadına yönelik bir şiddet türü

Posted 08 Mar 2010 — by Yaprak Özer
Category İletişim, İnsan Kaynakları

Ekonomi Muhabirleri Derneği “Süper Kadın Süper Zor” başlıklı bu araştırma yaptı. Araştırma 2010 başında yayınlandı. Doğrusu ya, hiç de ses getirmedi. Türk kadının fiziksel şiddetin yanısıra ekonomik şiddet mağduru olduğunu ortaya koyan araştırma nedense kimseyi şaşırtmadı.

Dünya nüfusunun yüzde 51’ini oluşturan kadınlar dünyadaki toplam işlerin üçte ikisini yapıyor; buna karşılık dünyadaki toplam gelirlerin onda birini alıyor. Kadınlar dünyadaki özel mülkiyetin sadece yüzde birine sahipler. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım rakamları 1955’lerde yüzde 72 iken bu oran 2009’da yüzde 24’lere geriledi. (Kaynak ILO). Birleşmiş Milletler’e göre tüm dünyada şiddet mağduru kadınların yaklaşık üçte ikisi aynı zamanda ekonomik şiddete de uğruyor.

Bir kadın olarak gözden kaçmaması ve  kalıcı olmasına yardımcı olmak  için araştırmanın özellikle tanım bölümlerini alıntılıyorum. Çünkü fiziksel şiddeti rahatlıkla tanımlayabiliyoruz. Morarmış gözler, tekme izleri, yarıklar, tacizler tecavüzler… Peki ekonomik şiddeti nasıl tanımlayabiliriz? Ankara, İstanbul, Konya, Rize ve Adana’da değişik sektörlerde ücretli iş yaparak para kazanmış veya halen kazanmakta olan 55 kadınla yapılan yüz yüze görüşmelerde kadınlar ekonomik şiddeti bir güzel tanımlıyorlar. Lütfen okuyun, siz ekonomik şiddet görmeseniz de mutlaka tanıdığınız bir kadın görüyor. Ona yaşadıklarının şiddet olduğunu söyleyin, bilsin.

İşte kadına yönelik ekonomik şiddet türleri:

Aile içi ekonomik şiddet;

  • Kadının çalışmasına yahut işinde ilerlemesine engel olmak
  • Zorla istemediği bir işte ya da iş kolunda çalıştırarak maaşına, bankamatik kartına, gelirine veya mal varlıklarına el koymak,
  • Çalışmayı reddedip kadının gelirini harcamak, kadının gelirini içkiye kumara yatırmak, Ailenin geçimini sadece kadının kazandıklarıyla sürdürmeyi istemek,
  • Kendi parasını yatırım amaçlı biriktirirken kadının parasını harcamak,
  • Kadını başlık parası, süt hakkı parası ile ya da mihir ile evlenmeye zorlamak
  • Ekonomik imkanları kısıtlamak,
  • Çalışan kadının ziynet eşyalarının tümünü ya da bir kısmını elinden almak,
  • Aileyle ilgili tüm maddi bilgileri eşinden saklamak,

Akrabalık ilişkileri içinde ise

  • Kadın olduğu için mirastan mahrum edilmek, miras hakkından yönlendirilmiş bir gönüllülükle vazgeçmek,
  • Mal ve mülklerin sadece erkeğin üzerinde olmasını sağlamak, maldan (toprak) değil mülkten (ev, dükkan) – o da çok daha az bir kısım halinde- vermek,
  • Miras malını çok ucuza elinden almak gibi haller bu türden şiddetin içinde sayılıyor.

Kamusal alana baktığımızda

  • Eşit işe eşit ücret ödememe,
  • Kadın işi erkek işi ayrımı yapma,
  • Terfi kanallarını kadınlar için kapalı tutma,
  • Torpil mekanizmasını işletmeme,
  • Sigortasız çalıştırma,
  • Her an işsiz kalma riskiyle çalışmak zorunda bırakma,
  • İşyeri cinsel tacizi,
  • İşyeri psikolojik tacizi,
  • Kadınların daha çok enformel sektöre ve esnek, yarı zamanlı, ev eksenli çalışma pratiklerine itilmesi
  • Kimi sektörlerde kadınlar sözleşmelerle hamilelikten men edilmesi
  • Hamilelik durumunda işveren tarafından işten çıkartılmaları