Biliyorsunuz, kurucusu olduğum İndeks İçerik İletişim Danışmanlık, içerik üreten ve içerik yöneten bir şirket. Her mecrada içerik üretiyoruz.
Konuşmacı ajansımızda birbirinden ünlü isimler var. Biri de şu meşhur Kriz Kahini: Profesör Nouriel Roubini. Kahin, Uludağ İhracatçılar Birliği’nin daveti üzerine Türkiye’ye geldi. Az kalsın Kahin’i İzlanda’daki yanardağ patlaması küle çevirecekti. Uçağı saatlerce rötar yapınca ortaya traji komik bir durum çıktı.
Kahin, rötarla Atatürk Havalimanı’na indi, konuşmasının başlaması gereken saatlerde İstanbul’daydık, kolundan tuttuğumuz gibi helikoptere bindirdik, Bursa’ya indirdik, sahneye çıkardık. Resmen ayağının tozuyla geldi konuştu, soruları yanıtladı… Sonra kolundan tuttuğumuz gibi yine helikoptere bindirdik, İstanbul’a indirdik, uçak olsa gidecekti, geceyi İstanbul’da geçirdi, anlatıp içinizi tüketmeyeyim türlü zorluklarla bulduğumuz ilk uçakla yeniden ABD’ye uçtu. Gelmeden önce bir konuşma yapıp uçağa binmişti, indi konuştu, NewYork’a inince de Amerikan Merkez Bankası Başkanıyla toplantısına koştu.
Hayat artık böyle tuhaf işte.
Uçuyor dedim de… Roubini’yi ilk kez bu kadar olumlu gördüm. Başlığa bakın anlayacaksınız. Başlık benim başlığım, o bire bir böyle söylemedi. İyi yolda olduğumuzu ifade etti. Biz Kahin’in ağzından bal damladığını görmediğimiz için, temkinli iyimserliğine bayıldık. Bir de ezeli rakip komşu Yunanistan’ın bugün içinde bulunduğu durumdan bize de pay çıkarıp sırtımızı sıvazlaması nasıl hoşumuza gitti anlatamam.
Bugün gazetelerde Roubini’yi getiren Uludağ İhracatçılar Birliği Başkanı Ferit Sünneli’yle boy boy fotoğraflarını gördünüz, haberlerini okudunuz. Tekrara gerek yok. Ben dikkat çekenleri not olarak aktaracağım.
Roubini’ye göre toprak kayıyor. Dünya eksen değiştiriyor. Küresel ekonomideki değer yapısı dönüşüyor.
Eksen ABD’den Doğu’ya hareketlenmiş gidiyor. Eksen kuzeyden güneye kayıyor. Eksen gelişmiş ekonomilerden gelişmekte olan ekonomilere kayıyor. Eksen gelenekselden geleceğe kayıyor. Burada bir tek şey önemli; görmek, öngörmek, okumak ve pozisyon tutmak.
Ekonomik güç dengelerindeki değişikliğin Türkiye’yi çok etkilediğine özellikle dikkat çeken Roubini, Türkiye’nin 2001 krizinden öğrendiklerini içselleştirmeyi başardığını söyledi. Nouriel Roubini Türkiye doğumlu. Sanırım hemen şımardığımızı bilerek, ilave etmekte gecikmedi: “Daha çok eksiğiniz var!” Bizi çoklarından daha iyi tanıyor.
Roubini, Yunanistan’ın bugün içinde bulunduğu durumdan ders alınması gerektiğini düşünüyor. “Yunanistan da keşke sizden ders almış olsaydı” dedi. Avrupa Birliği’ne çok inansa da yakında bir AB kalmayabileceği yolunda uyardı. Yunanistan’ı İspanya, Portekiz, İtalya ve İzlanda’nın takip edebileceğini söyledi. “Yunanistan bugün yapması gerekenleri yapmaya başlasa da tam olarak sağlığına kavuşması 10-15 yıl alır. 3-5 yıldan önce de ilk sonuçlarını göremez.”
Türkiye’nin Yunanistan’ın yaşadığı sorunlardan etkileneceğini düşünüyor. Zaten Almanya’nın itirazlarına karşı Yunanistan’a kol kanat gerilmesinin nedenini de beraberinde götüreceği diğer ekonomilerden korkulması…
Dikkatimi çeken konulardan bir tanesi de sorulan sorulardan biriydi. Türk-Amerikan ilişkileri nereye gider ne olur diyen bir işadamına, özetle yumurtaları aynı sepete koymayın dedi. “ABD sizi siz ABD’yi seversiniz ama dünyadaki ekonomi ekseni kayarken başka taraflara bakmak ve keşfetmek zamanıdır” diye özetledi yanıtını.
Türkiye’nin önünde mali disiplin konusu Demoklesin kılıcı gibi sallanıyor. Gevşetmeye gelmez. Siyasi istikrarsızlık ve siyasi çekişmeler ekonomiyi ve toplumun ruh sağlığını olumsuz etkiliyor. En önemli sorunumuz işsizlik. Burada da günlük çözümler yetmiyor. Türkiye’nin yapısal reformlarını sürdürmesi şart, daha çok yolu var. Yine çok önemli bir eksiklik Türkiye’nin araştırma geliştirme ve inovasyon konusuna yatırım yapması gerekliliği. Son olarak görünmeyen altyapı yatırımlarını küçümsememiz gerektiğini de özellikle sözlerine ilave etti.
Roubini rüzgar gibi geldi geçti. Bir insanın rüzgar yaratması için ne kadar çok çalışması gerektiğini, baktığını görmesi, gördüğünü analiz etmesi, analizlerini bir projeksiyona dönüştürmesi, herkesten farklı olabilmesi için çok çalışması gerektiğini gördüm. İnsanlar Roubini gibilere ağzının suyu akarak bakıyor. Ağzının suyunu akıtan adamlar kimsenin görmediği zamanlar o kadar çok çalışıp çabalıyor ki aklınız durur. Kimse boşuna biri olmuyor. Bu da bireysel eksen kaymasıdır. Yarına sıçramak isteyen gençlere olduğu kadar yarını boşvermiş olanlara duyurulur.







