Posts Tagged ‘Hürriyet’

Her şey sosyal medyada: peki etik nerede?

Posted 05 Apr 2010 — by Yaprak Özer
Category Sosyal Medya

İletişim ve etik konusu son yılların en çok tartışılan konularından biri. Yeni iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve yeni sorunların ortaya çıkmasıyla birlikte etik tartışmaları daha da alevlendi. İnternet ile birlikte bilginin ulaştığı kitlenin sayısı daha da arttı. Bu mecrayı kullanmanın kolaylığı ve çoğu zaman ücretsiz olması etik ve güvenilirlik konularını öne taşıdı. Tüm bunlara sosyal medya platformlarının artan önemi ve yüz milyonları bulan kullanıcıları eklenince etik tartışmaları vazgeçilmez bir hal aldı. Peki iletişim teknolojilerinde hangi gelişmeler bizi etik açısından kaygılandırmalı?

Hedef artık 100 binler değil, 100 milyonlar

Tirajı onbinler olan dergiler ya da tirajı yüzbinler olan gazeteler devrini yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Bugün artık Türkiye’de ortalama 300 bin tirajı olan bir ulusal gazetenin web sitesini milyonlarca kişi ziyaret ederek haber okuyor. İnternet metin olmaktan çıkıp sosyal medyanın popülerleşmesi ile birlikte ana bilgi ve  iletişim araçlarından birisi haline geldi. Dünyada internet kullanımı ile ilgili son istatistikler de bunu doğruluyor:

  • Eylül 2009 itibarıyla dünyada 1.73 milyar internet kullanıcısı var.
  • Yine dünyada 1.4 milyar e-mail kullanıcısı var ve her gün yaklaşık olarak 247 milyar e-mail gönderiliyor. Bu e-maillerin 200 milyarı spam.
  • Aralık 2009 itibariyle dünyada 234 milyon web sitesi bulunuyor.
  • Facebook kullanıcı sayısı 400 milyonu aştı ve dakikada 6 milyon sayfa görüntülenme sayısına sahip.
  • Twitter’da her gün 50 milyon Tweet yayınlanıyor
  • Youtube’da ziyaretçiler her gün 1 milyar video seyrediyorlar

Sadece Hurriyet.Com.Tr’yi günde 2.7 milyon okuyucu ziyaret ediyor. Haber okumanın yanı sıra 100 binlerce kişi video izliyor ve ziyaretçiler ayda ortalama 20 bin yorum yapıyor.

Kalite Değil Hız Önemli Hale Geldi

Özellikle gazetelerin web sitelerinin ve diğer haber portallarının ziyaretçi sayılarının milyonları bulması ve giderek artan reklam pastası haberleri hızlı verme yarışını yarattı. Bunun sonucu olarak da haberler/bilgiler internette kaynak doğrulaması yapılmadan yayınlanmaya başladı. Bunun en güzel örneğini geçtiğimiz hafta yaşadık. Afganistan’da görev yapan Türk helikopterinin geçirdiği kaza ile ilgili bazı haber portalları haberi “Helikopter düştü, 2 şehit” şeklinde verirken bazıları “Helikopter sert iniş yaptı, 2 yaralı” şeklinde verdi. Bazı haber portallarına göre ise “Helikopter sert iniş yapmıştı ve 2 yaralı ile 1 şehit asker” bulunuyordu.

Hitap Edilen Kitlenin Çeşitlenmesi Haber Verme Şekillerini Değiştirdi

Bu kadar geniş ve çeşitli bir kitleye haber ve bilgi ileten internet platformları haber verme şekillerini de “daha fazla okunma” ilkesine göre kurguladıkları için yorumsuz ya da objektif bilgi kriteri göz ardı edilmeye başlandı.

Sosyal Medya ve Kontrolden Çıkan Durumlar: Facebook, Twitter, Blog

Facebook, Twitter ve Blog gibi sosyal medya platformlarında doğruluğu onaylanmadan yayınlanan bilgiler ya da özel hayatı ihlal eden içeriklerin oranı gittikçe artıyor. Çünkü çoğu kullanıcı bunları eğlenceli buluyor ve bir kişi tarafından yayınlanan bilgi kısa bir sürede paylaşımın gücüyle milyonlara ulaşabiliyor.

Örnekler:

Twitter: Geçtiğimiz yıllarda, Toronto Globe ve Mail’in editörlerinden Mathew Ingram, CNN iReport sayfasında Steve Jobs’un kalp krizi geçirdiğine ilişkin bir haber görmüş ve bu haberi doğrulatmadan Twitter’da yayınlamıştı. Birkaç dakika sonra haberin Digg’de yayınlanan ve muhtemelen tartışma yaratmak isteyen bir kaynaktan geldiği sanılan bir haber olduğu anlaşıldı. Aslında Steve Jobs kalp krizi geçirmemişti.

Facebook: SUNY Upstate Medical University bir doktorun hastaya ait beyin ameliyatından bir görüntüsünü Facebook’ta yayınlaması soruşturma konusu oldu. Her ne kadar doktor beynin kime ait olduğunu belirtmese de hastaya ait bir görüntünün internette yayınlanması ve doktorun arkadaşlarının fotoğrafın altına yorumlar yapması önemli bir ihlaldi.

Twitter: Okan Bayülgen’in Twitter hesabı bulunmamasına rağmen, onun adını kullanarak Okan Bayülgen adına yazan kişi Twitter’da Okan Bayülgen’in yeni doğan bebeğinin fotoğrafı olarak sahte bir bebek fotoğrafı yayınladı. Tam gazeteler bu fotoğrafı alıp kullanacakken Okan Bayülgen durumu öğrenerek müdahale etti. (Bu bilginin kaynağı Okan Bayülgen) Bu gibi durumların sayısı oldukça fazla ve kişilik haklarını tehdit ediyor. Bu da yeni medyanın doğurduğu önemli sorunlardan birisi.

Vatandaş Gazeteciliği ve Paylaşım Araçları Farklı Etik Sorunları Gündeme Taşıdı

İletişim teknolojilerindeki gelişim ve bu teknolojilerin ucuzlaması vatandaş gazeteciliğini tetikledi. Artık olay yerinden ilk fotoğrafları sıradan kişilerin cep telefonu görüntülerinden alıyoruz. Birçok önemli olayı aydınlatan fotoğraf ya da görüntüler sıradan vatandaşların kameralarından, cep telefonlarından çıkıyor. Bunlara ek olarak internet haberciliğinin teknik olarak kolaylaşması vatandaşların oluşturduğu online gazetelerin ve haber portallarının doğmasına ve sayılarının giderek artmasına neden oldu. Bunların yanı sıra Youtube, Daily Motion, Facebook gibi video paylaşılan platformların varlığı herhangi bir etik denetime tabi olmadan video içeriklerinin dünya üzerinde milyonlarca kişiye aynı anda ulaştırılmasını kolaylaştırıyor.

Bunun en önemli örneklerinden birisi Saddam Hüseyin’in cep telefonuyla çekilen idam görüntülerinin internete yüklenmesinden sonra televizyon kanalları tarafından yayınlanmasıydı. CNN dahil dünyadaki önemli medya kuruluşlarının hepsi bu görüntülere yer vererek önemli bir insan hakkı ihlaline yol açtılar. Hatta Saddam Hüseyin’in cep telefonuyla çekilen morg görüntüleri dahi video paylaşım sitelerinde yayınlandı.

Morali Bozuk Ülke: artan intihar oranları

Posted 19 Mar 2010 — by Yaprak Özer
Category İletişim

Erzincan Üniversitesi Rektörü kendini astı. 15 yaşında bir genç kız paylaşım sitesinde yorgun olduğunu anlattığı umutsuz bir not bırakıp Haliç Köprüsü’nden atladı.

Her gün bir iki intihar haberi sizin de dikkatinizi çekiyor olmalı.

Moralimiz bozuk!

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, TSK hakkındaki iddialar ve intihar eden subaylarla ilgili yanıt verirken askerin morali bozuk demişti. Hükümet, moral bozulamaz  anafikrinde yanıt verdi.

Tartışma başladığında doğrusu, kimin morali bozulabilir diye düşündüm kendi kendime. Bazılarını moralinin bozulamayacağına hükmettim yine kendi kendime. Madem o mevkide o göreve talipler moralleri bozulmamalı.

Ama görülüyor ki, bozuluyor. Bozulmaması gerek deyince olmuyor.

Biliyor musunuz, dünyada ortalama olarak her 40 saniyede bir kişi intihar ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre:

  • Her yıl yaklaşık olarak 1 milyon kişi intihardan ölüyor.
  • Son 45 yılda dünya çapında intihar oranı yüzde 60 arttı.
  • İntihar 15-44 yaş arası insanların ölümüne yol açan 3 neden birisi olarak sayılıyor. Ve 10-24 yaş arasındaki kişilerin ölümünün ise ikinci nedeni.
  • Ölümle sonuçlanmayan intihar girişimi vakalarının sayısı ise ölümlü vakaların sayısının 20 katı.

Türkiye’de de son dönemde intihar haberleri artmaya başladı. Yazının girişindekilerin dışında son 1 haftanın intihar bilançosu şöyle (Kaynak: Hürriyet.com.tr):

  • 14 Mart Eskişehirspor’un tribün lideri Erkan Kurt (27), otel banyosunda iple kendini asarak intihar etti.
  • 13 Mart Ankara’nın Polatlı İlçesi’nde Topçu ve Füze Okulu’nda görevli üsteğmen İbrahim Ünal Sarıoğlu (33), evinde beylik tabancasıyla intihar etti.
  • 12 Mart: Boğaziçi Köprüsü’ne geldiği ticari taksiye, üzerinde “polislere verin” yazılı kapalı zarf bırakan Hasan Yıldırım Atan, saat 16.00 sıralarında trafiğin sıkışmasından faydalanarak, kendisini boşluğa bıraktı.
  • 12 Mart: Samsun’un Atakum ilçesinde, geçimsizlik nedeniyle babasının evine giden eşiyle yaşadığı tartışma sırasında eşini öldüren kişi, ardından intihar etti.
  • 11 Mart: Boğaziçi Köprüsü’nde midesinin bulandığını söyleyerek taksiden inen bir kişi, köprünün korkuluklarından atlayarak intihar etti.
  • 10 Mart: Konya’nın Ereğli İlçesi’nde içkili restoranlarda müzisyenlik yapan 48 yaşındaki kişi, sevgilisini  tabancayla vurduktan sonra intihar etti.
  • 9 Mart: Adana’da, sevgili oldukları öğrenilen iki genç, intihar etmek amacıyla Seyhan Nehri’ne atladı.
  • 9 Mart: Bodrumlu işadamı Necmi Oktürk, mağazasında kendisini iple tavana asıp canına kıydı.
  • 8 Mart: Mersin’in Tarsus İlçesi’ne bağlı Yenice Beldesi’nde bir borca kefil olduğu için bunalıma giren kişi  önce kendini jiletle yaraladı, ardından da baz istasyonuna çıkarak 80 metre yükseklikten atlayarak yaşamına son verdi.

İntihar haberlerinin artması kadar, askerler arasında intihar edenlerin artması dikkat çekici. Bianet.Org’un Jandarma Komutanlığı verilerine dayandırdığı habere göre, son 10 yılda toplam 401 jandarma personeli intihar etti. 2009’da bu rakam 30 oldu. İntihar vakalarının son 10 yıldaki aritmetik ortalaması 40.

Türkiye Psikiyatri Derneği verilerine kadınlar erkeklerden üç kat daha fazla intihar girişiminde bulunuyor, depresyona rastlanma oranı erkeklere göre kadınlarda 2 kat daha fazla. İntiharın önemli nedenlerinden biri depresyon. 2020 yılında dünyada en çok yeti yitimine sebep olacak hastalıklar arasında depresyonun 2. sırada yer alması öngörülüyor.

Pazar Araştırma Şirketi Millward Brown, krizde tüketici davranışlarını ve tüketicinin kriz ile birlikte ortaya çıkan yeni tüketim trendlerini ortaya çıkaran bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmaya göre, Türkiye’de geçen yıla oranla kişisel finansal durumunun yüzde 14 daha kötü olduğu, ülke ekonomisin yüzde 44 daha kötüye gittiği ve halkın moralinin ise diğer yıllara oranla yüzde 36 daha kötü olduğu ortaya çıktı.

Bu araştırmaların ardı arkası kesilmiyor. Küresel Mutluluk raporu yapılmış, Türkiye mutsuzlar arasında yer alıyor. OECD ülkeleri mutluluk değerlerine göre ölçmüş, biz 113üncü sıradayız. Temel neden gelir dağılımındaki adaletsizlik. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine bakacak olursanız, yüzde 48,7 ile mutlu bir toplumuz. “İdare eder” diyenler yüzde 30. “Mutsuzum” diyenler yüzde 9,5. “Dünyadan umudunu kesenler” yüzde 2,6 “Mutluyum”  diyenler yüzde 9,3.

“Ne demek mutluluk, böyle saçma sapan şey olur mu?” demeyin. Mutluluk endeksi birçok etkenin birleşiminden oluşuyor. Bir ülkenin mutluluğu, psikolojik durum, çevre, sağlık, eğitim, koşulları, kültürel yaşam ve yaşam standartları… Zaman kullanımı, toplumsal canlılık, eğlence, özgürlük, iyi yönetim mutluluğa etki eden faktörler.

İnsan Kaynakları ve Yönetim Danışmanlığı firması Mercer’in dünya kentlerini mercek altına aldığı bir araştırması var. Toplam 215 kent ele alınmış İstanbul 121nci sırada. Ne açıdan dersiniz? Yaşam kalitesi. Bizi mutsuz eden temel kriterlerden biri!

Hürriyet’ten 3 Yeni Dergi

Posted 17 Oct 1997 — by Yaprak Özer
Category Kariyer Dünyası Arşivi

Kariyer Dünyası