Posts Tagged ‘İnsan Kaynakları’

Ekmek arası istihdam

Posted 15 Jul 2010 — by Yaprak Özer
Category İletişim

Devre arası programındaki yönetim istihdam ve insan kaynakları konularını işlemeye devam ediyoruz. Her hafta çarşamba günü saat 12.30’da olduğunu anımsatmak isterim. Olur da ofisteyseniz mutlaka açıp göz ucuyla bakın ve geri bildirim verin.

İstihdam aslında gerçekten ekmek arası bir konu. Biliyoruz ki ekmek arası köfte çok lezzetlidir ama aslında bir yemek olarak algılanmaz, ayaküstü atıştırmaktır. Ayaküstü atıştırmanın tadı bir başka olsa da besin değeri ve estetik ve oturmuşluk beklenmez. İstihdam böyle bir konu. Türkiye’nin en önemli konusu ama bütün hükümetler konuyu ekmek arası yemeyi sever. İstihdam oy getirdiği zaman tadından geçilmez. Ama iki günün biri de yenmez.

Oysa istihdam, her mevsimin değil her günün konusu olmalıdır. Her gün sıcak yenmelidir. Evet zaman zaman keyifli oylara tahvil edilebilir ancak genellikle zevkli atıştırmalık değildir. Böyle de kabul görür. İşte her gün buna isyan etmek zorundayız. Eğer çalışanlar ve bu ülkede yaşayanlar kendilerine sahip çıkmazlarsa hükümetler neden sahip çıksınlar?

Bu hafta ekmek arasına hükümetin istihdam politikasını sıkıştırdık. İzlerseniz göreceksiniz, onlar 8 yıllık iktidarları süresince sıkıştırdılar ve bir sonuca ulaştıramadılar. Oysa x, y, z hükümeti olarak bakmadan ben bu hükümetin istihdam icraatlarından öylesine umutluydum ki. Türkiye’nin koalisyon talihini yenmiş bir hükümet olmakla kalmayıp uzun süreli iş başında kalabilmeyi başaran bir hükümet olması umutlarımın yelken açmasına neden oldu.

Gelin görün ki, bu üçüncü istihdam paketi. Tüm paketler, paketliklerini yitirmiş bir şekilde çıkıyor ve bitmiyor. Yani sonuca ulaşmıyor. Hükümetin son paketi istihdam  yapısını 2023’e endeksliyor ki bence hiçbirimizin görmek istemeyeceği bir tarih. Tabii ki tarihin anlamı büyük, ama o tarihte kutlama olmalı. Biz bu istihdam stratejisini kısa vadeli ve bol parçalı hale getirmeliyiz ki, ölçebilelim. 2023’e geldiğimizde de mümkünse gong sesini duyalım.

Bu paket de diğerleri gibi havai. Esnek çalışma dönemi başlayacak, özel istihdam büroları hayata geçecek. Kadının işgücüne katılımı artacak. Genç işsizlik genel işsizlik rakamlarına çekilecek. İş garantili kurslar açılacak. Uzun süreli işsizlerin sayısı indirilecek.

Nasıl sorusunu sormamız gerekiyor.
Nasıl?
Neden mi? Çünkü:
Genç işsizliği genel işsizlik oranına yaklaştırmak demek en az yüzde 10 düşmesi demek, bu da en az 3 buçuk milyon gence iş demek. Nasıl?
Kadınları işgücüne katmak demek, mevcut kadın istihdamını koruması ve en az 2 milyon kadına iş bulması demek. Nasıl?
2013’ten itibaren her yıl 400 bin kişiye işgücü kursu açılacak. Nasıl?

Haftaya devamı olacak bu konunun.
Lütfen “Nasıl” sorusuna katkıda bulunun. Önerileriniz varsa paylaşın, nitelikli uygulamalar varsa aktarın.

Sevgiler

Play tuşuna basarak programı izleyebilirsiniz.

Sosyal Medya Öldü: Yaşasın Sağduyu

Posted 13 Apr 2010 — by Yaprak Özer
Category Sosyal Medya

Edelman Digital’in SVP’si (kıdemli başkan yardımcısı) David Armano sosyal medya üzerine çok çarpıcı saptamalar yapan ve iddialarda bulunan bir iletişim uzmanı. Yukarıda linkini verdiğim kişisel blogunda şahsi fikirlerini, öngörülerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Bunlardan biri, aşağıda slayt sunumunu sizlerle paylaştığım ‘Sosyal Medya Öldü: Yaşasın Sağduyu‘ başlığını taşıyor.

Armano bu sunumda, sosyal medyanın sadece bir pazarlama aracı olmadığını bundan çok daha fazlası olduğunu anlatıyor. Buna göre, sosyal medya Müşteri İlişkileri, İnsan Kaynakları, IT, Halka İlişkiler ve Pazarlamayı aynı anda bir arada bulundurmak zorunda olan bir mecra.

Sonuç olarak anlaşılıyor ki, sosyal medyayı sadece bir fonksiyon  olarak bakarsak işimiz zor. Armano’nun sunumunu incelemenizi  ve sosyal medyanın sağduyulu kullanmından ne kastettiğine bakmanızı öneririm.

Sonrasında aslında fikirlerinizi merak ediyorum. Sizce sosyal medya ne? Bir fonksiyon mu? İletişimde sağduyulu olduğumuz tartışmalıyken, sosyal medyada sağduyu yakalayabileceğimize inancınız var mı?

Social Media Is Dead: Long Live Common Sense.

View more presentations from David Armano.

eMBA (İngilizce) Forum Sorusu 2

Posted 22 Mar 2010 — by Yaprak Özer
Category eMBA

eMBA İngilizce Dersi Öğrencileri İçin Forum Sorusu 2:

İşveren: Facebook’a girmek markaya zararlı

Çalışan: Girerim, bu patronu ilgilendirmez

Deloitte’un “2009 Kurumsal Etik ve İş Ortamı” raporu kapsamında gerçekleştirilen araştırmaya yanıt verenlerin yüzde 74’ünün Facebook, Twitter ve Youtube gibi sanal topluluk sitelerinin marka itibarına zarar verme potansiyeli açısından belirli riskleri barındırdığı kanısını taşıdığı bildirildi

Rapora göre, internet ortamındaki sanal topluluk ağlarının sayısı günden güne artarken, ofis çalışanlarının bu ortamdaki etkinlikleri kurum yöneticileri açısından bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Araştırma, ABD’de 2000 çalışan ve 500 üst düzeyli yöneticinin katılımıyla yapıldı.

Araştırmaya göre, yöneticilerin yüzde 60’ı sanal sosyal topluluk ağı ortamına katılanların kendilerini nasıl tanımladıklarını şirketin “bilme hakkı” bulunduğunu savunurken, çalışanların yüzde 53’ü sanal topluluk siteleriyle ilgilenmenin “işverenin işi olmadığı” görüşünü taşıyor.

Deloitte’un çalışmasında, son derece iyi tanımlanmış şirket kurallarının bile katılımcıların yaklaşık yüzde 50’sinin sanal alemdeki tutumlarında herhangi bir değişiklik yaratmayacağına işaret ediliyor.

  1. Bu araştırmayla ilgili düşünceleriniz nedir? Lütfen tartışın. Haklı buluyorsanız, neden, haksız buluyorsanız neden?
  2. Şirketinizde çalışanların sosyal mecraya girmesiyle ilgili uygulanan yöntemler nelerdir, bu konuda varsa sorun nasıl bir çözüm önerirsiniz
  3. Sizce sosyal mecrada olmak sınırlanabilir mi?